Ben deyim Alul, sen de Aylul


Günleri, ayları peşi peşi ardına sıralarız. Pazartesi, Salı derken bu isimlerin ne anlama geldiğini de merak ederiz. Pazar sözcüğü yerine Farsçadan dilimize geçen bazar sözcüğünü kullanır mıyız ya da Nisan sözcüğünün “ilk meyveler” anlamına gelen Nisanna’dan geldiğini biliyor muydunuz? Türkçede kullanılan gün ve ay adlarının çoğu Arapça, Farsça, Süryanice, Akadça ve Latince kökenlidir.


Günleri Pazar-ertesi, Salis, Çehar-şenbe, Penç-Şenbe, Cum’a, Cuma-ertesi, Bazar diye saydığınızı hayal edin. Ne kadar farklı geliyor kulağa öyle değil mi? Kulağa farklı gelen Türkçe’de kullandığımız gün ve ay isimlerinin kökenlerinin neler olduklarını öğrenmeye hazır mısınız?

Yevm, gün demektir. Farsça’da yedi, “heft”veya “hefte” anlamına gelir. Yedi günlük “hafta” ismini buradan alır. “Erte” ise yarın, gelecek gün, bugünden sonrası anlamına gelir.

Günler

Pazartesi

Pazar ve erte sözcüklerinin bir araya gelmesinden oluşur. Herkesin bildiği gibi,  “pazar-ertesi” yani pazarın kurulduğu günden sonraki gündür.

Salı

Arapça’da üçüncü gün anlamına gelen  “salis” sözcüğünden ismini alıyor. Üçüncü gün anlamındaki “yem-i salis” tamlamasından zamanla kısalarak “Salı”ya dönüşmüştür.

Çarşamba

Farsça’daki “çehar”(dört) ve “şenbe”den (gün) geliyor. Dördüncü gün anlamında cihar-şenbih’ten okunuşu “Çarşamba”ya dönüşmüştür.

Perşembe

Yine Farsça “penç” (beş) ve “şenbe” sözcüklerinin birleşmesinden adını alıyor. “Beşinci gün” demek olan “penç-şenbih”ten gelir. Sonradan okunuşu “Perşembe”ye dönüşmüştür.

Cuma

Arapça’daki  “cem” (toplanma) kökünden türemiştir. Toplanma, toplanılan gün anlamındadır.

Cumartesi

Cuma ve ertesi sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. “Cuma-ertesi”, yani toplanma gününden sonra gelen gündür.

Pazar

Farsça’dan dilimize geçen bazar sözcüğünden gelir. “Pazar yerinin kurulduğu gün” anlamında adını aldığı biliniyor.

Aylar

Ocak

Kış aylarının ikincisi, yılın ilk ayı olan Ocak ayının eski adı, “kanunusani” yani ikinci kanundu. 1945 yılında ateş ocağı anlamına gelen “kanun” kelimesinden çevrilip kullanılmaya başladı.  “Ocak” (ateş yakılan yer, ev yuva) sözcüğüyle doğrudan bağlantısı olduğundan, “ocakların yakıldığı, günlerin dışarıda çalışarak, avlanarak değil ocaklarda (evlerde) geçirildiği soğuk ay.

Şubat

Süryanice’de, yeni takvimin ikinci ayına verilen isim Şabat, Şobat’mış. Anadolu’da “gücük” ya da “gücükay” da denir.

Mart

Latince’de savaş tanrısı Mars’ın isminden Mars’a ait ay anlamındaki Martius kelimesinden Türkkçe’ye geçmiştir. Özellikle batı toplumları, çoktanrılı din döneminde ay ve günlere tanrıların veya kimi imparatorların ismini vermişlerdir. Birçok dilde bu ayın adı benzer isimler alır. Maerz (Almanca), Mars (Fransızca), Maris (Arapça), Marzo (İspanyolca), Marzo (İtalyanca), March (İngilzce).

Nisan

Aslında bu isim Süryani, Sümer, Akad ve İbrani dillerinde ortak  “nisannus, nasanus, nasanna, nusanus, nusanna” sözcüklerinden türemiştir. Süryanice “ilk meyveler” anlamına gelen “nisana”dan geldiği söylenir. Türkçeye bolluk bereket anlamında bahar ayı ismi olarak girmiştir.

Mayıs

Adına bir bayram kutlanan Roma tanrıçası Maia’ya ithafen Romalılar bu aya Majus demişler. Dilimize buradan geçmiştir. Bu ay da birçok dilde benzer isimlerle anılıyor. Mai (Almanca), Mayo (İspanyolca), Maggio (İtalyanca), May (İngilizce) gibi.

Haziran

Süryanice’de “hazıran” sözcüğü “sıcak” anlamına geliyor. Aynı dilde bu aya, “sıcakların başladığı ay” anlamında “hazaran ya da hazuran” ismi verilmiş.

Temmuz

Sümerler’de üreme ve bereket tanrısı Dummuzi, Süryanice’ye Tammuz, Türkçe’ye Temmuz olarak yerleşmiş.

Ağustos

Roma’nın ilk imparatoru olan Octavianus’un “tanrısallığını” gösteren ismi Augustus’tan gelir. Roma senatosu, Augustus’un ismini sekizinci aya vermişler. Bir başka rivayete göre ise Augustus’un doğduğu aya bu isim verilmiş.

Eylül

Süryanice’de “aylul”(üzüm), “üzüm ayı” olarak geçer. Mezopotamya kökenli ulusların dillerindeki ortak kökenli sözcüklerdendir. İlul, alul, ailul, aylul, eylül gibi değişik söylenişleri vardır. Türkçe’de “üzüm ayı” olarak anılır.

Ekim

“Teşrin-i evvel” olan eski ismi 1945’te değiştirilmiş ve ekim yapılan ay anlamında Ekim denmiştir.

Kasım

Eski ismi “teşrin-i sani” olan bu aya 1945’teki değişiklikle eskiden kullanılan ve yılı ikiye ayırdığı düşünülen ruz-i kasım(yılı ikiye ayıran gün) adından 11. ay adı verilmiştir.

Aralık

Kış aylarının ilki olduğundan birinci kanun, ilk kanun, kanunuevvel isimleriyle anılırdı. 1945 yılında çıkan kanunla adı Aralık yapılmıştır. Kanun ise ateş ocağı, soba, mangal, bir şeyin tutuşup yandığı yer anlamına geliyor.
 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s