Bugün 11. gün, yani BENEKLİ Tırnaklar

Ojede sınır tanımayan renkler ve desenler

Renkli renkli ojeler süren, tırnaklarına oje ile resim çizen, bunların fotoğraflarını
çeken sonra da bloglarında paylaşan oje severlerle karşılaştınız mı hiç? Bir gün limon sarısı ojenin üzerine uğur böceği deseniyle süslü olan tırnaklar, ertesi gün bir de bakıyorsunuz ki şirin baba ile gargamelle süslenmiş. Bugünün konusu hayvan desenli tırnaklar oluyorken yarın tırnaklara kar yağıyor.  Bir gün tırnaklar bir sanat eserinden ilham alıyorken, 25. günün teması ise modadan esinlenen tırnaklar oluyor. Oje severler için bu işi yapmak o kadar keyifli ki. Bilgisayar Mühendis’i Deniz Satıcı 1000 tane ojeye ve oje deseni çalışmasına sahip. “Tırnak blog yazarlığı” da yapan Satıcı, bu konuda blogunda yazdıkça daha çok motive olduğunu söylüyor.

 

 “Bugün 7. gün, yani siyah & beyaz manikür günü. Sizi bilmem ama ben ne zaman siyah beyaz bir konsept düşünsem, küçüklüğümden beri aklıma satranç gelir. Bu kez ilginç bir şekilde aklımın ucundan bile geçmedi, ama arkadaşım Dilara “Aklıma satranç geldi” diyince hemen şimşek çaktı. Öncelikle orta tırnağımda beyaz üzerine siyah konad ojesi ile Essence diskindeki dama desenini yaptım.  Daha sonra Siyah At ve Beyaz Şah’ı akrilik boya ve ince bir fırça kullanarak çizdim. Atın çenesinde siyah üzerine beyaz kontür var, ama sanki boynunu çok ince yapmışım gibi bir ilüzyon oluşturmuş resimlerde”.

“20. gün yani ebru tırnaklar”

Suya ebru yapmak gerçekten kolay bir şey değil. Hem doğru baz oje, hem suda iyi dağılan ojeler, hem de bunların üst üste nasıl duracaklarını iyi kestirebilmek lazım.
Dünden beri oturdum ve dört kez sil baştan yaptım. Yaparken de biraz kafayı çizdim ama en sonunda üç adet Essie ve bir Flor Mar oje kullanarak insan içine çıkabileceğim bir manikür yapmayı başardım” bu sözler tırnak blog yazarlığı yazan Bilgisayar Mühendisi Deniz Satıcı’ya ait. Satıcı her güne farklı desen ve renkteki ojeleri ile başlıyor. Çizgili manikürden, dantel görünümlü tırnaklara, kabile desenli tırnaklardan, galaksi temasından, simli manküre kadar akla gelmeyecek çok çeşitle süslüyor tırnaklarını. Yaptığı çalışmaların resmini çeken Satıcı, çalışmalarını blogunda yazıyor ve kendisi gibi oje meraklısı olan okuyucularının beğenisine sunuyor.

Satıcı, “Ojeye olan merakım yaklaşık üç yıl önce, yatmadan önce izlediğim bir video sayesinde başladı” diyerek oje ile tanışma serüvenini şöyle anlatıyor:

“Videoda bir kız tırnağına pembe, siyah ve beyaz oje kullanarak zebra deseni çiziyordu. O sırada benim de sadece üç adet ojem vardı, pembe siyah ve beyaz. Ben de yapmayı denedim, güzel olmayınca başka yapılış videoları ve fikirler ararken tırnak diskleriyle tanıştım. Tırnak diskleri ile yapılabilecekler o kadar sınırsızdı ki, kendimi bu dünyanın içinde buluverdim. Ertesi gün ilk tırnak disklerimi almıştım bile.”

 “Blog yazdıkça daha çok motive oldum”

Şekilleri hazır tırnak diskleri yapmakla başladığını belirten Satıcı, “Şekiller hazır olsa bile istediğim kombinasyonları yapmak benim elimdeydi. Ben de gözüme hoş görünecek şeyler yapmayı önemsedim her zaman, ayrıca mükemmeliyetçi ve detaycı karakterimden dolayı beğenmediysem hep silip yeniden yaptım” dedi. Desen yapmaya başladıktan yaklaşık yedi ay sonra yani iki buçuk sene önce tırnak blogu yazmaya başladığını söyleyen Satıcı, “Blog yazdıkça daha çok motive oldum, bir süre sonra hazır desenler beni tatmin etmemeye başladı, yavaş yavaş daha ince işçilik gerektiren el çizimlerine geçtim” diye konuştu.

Satıcı’nın şu an 1000’e yakın ojesi var. Satıcı ojelerini seçerken nelere dikkat ettiğini şöyle anlatıyor:

“Genellikle yabancı markalarda yeni koleksiyonlar çıktığı zaman beğendiklerimi alıyorum, ayrıca yerli markalar piyasaya yeni oje sürdüğü zaman aralarından beğendiklerimi seçiyorum. Bunun dışında özel olarak bir renge ihtiyacım olduğunda almaya çalışıyorum.” Tırnak diskleri, kendim keserek yaptığım ince fırçalar, bazen küçük kristaller, desenler için oje ya da akrilik boya, bant Satıcı’nın oje sanatını yaparken kullandığı malzemeler arasında yer alıyor.

“Üç yıldır her gün ojemi değiştiriyorum”

Üç yıldır her gün ojesini değiştirdiğini söyleyen Satıcı, “Bazı günler ojemi beğenmeyip iki kere sürebiliyorum” dedi. 1000 tane çalışmasının olduğunu belirten Satıcı’nın blogunda yaklaşık 360 çalışma var.

 

 

 

Tırnağa yapabileceklerinin sınırı yok

Konsept çalışmayı sevdiğini ifade eden Satıcı, “Genelde birbiriyle uyumlu olmak üzere her tırnağıma farklı bir desen yapmayı tercih ediyorum. Bazen tek tip görünüş seviyorum. İş yerim oje konusunda serbest ama ben genellikle işe giderken düz, ilginç renkler sürmeyi seviyorum. Aklıma gelen, bende bir iz bırakan her konuda manikür yapmayı seviyorum. Bazen özel günler için, bazen benim için anlamlı bir olay için, bazen gösterime girecek bir film için manikür yapıyorum. İki kere ünlü sanat eserlerinin manikürlerini yaptım. Benim için tırnağa yapılabileceklerin bir sınırı yok, bu benim kendimi ifade ediş şeklim” şeklinde konuştu.

“Kendi ufkumu genişletmek”

Çevresinden çok olumlu tepkiler aldığına da değinen Satıcı, “Şekillerin el emeği olduğunu ilk bakışta anlamayanlar, yapıştırma zannedenler oluyor. Anlattığımda ise saatlerimi aldığını düşünüyorlar, bazen vakit kaybı olarak görebilenler oluyor. Çoğu zaman da bu işi ticarete dökmem gerektiği konusunda tepkiler alıyorum” diye konuştu.  Mesleği ile hiç alakası olmadığı için, iş yerindeki arkadaşları da Satıcı’yı ojeli tırnaklarıyla görünce şaşırıyorlar. Satıcı, “İş yerinde çalışanlar benim böyle tırnaklarla geldiğimi görünce çok şaşırıyorlar, bir bağlantı kuramıyorlar. Ben de bunun benim özel ilgi alanım olduğundan bahsediyorum. Benim için önemli olan, kendi ufkumu her gün biraz daha genişletmek ve tırnaklarıma baktığımda kendimi iyi bir şey yapmış gibi hissetmek” şeklinde konuştu. Satıcı,  insanların blogu sayesinde kendisini tanıyanların olduğunu görünce çok mutlu olduğunu ifade etti.

Genellikle insanlarda “bende yetenek yok, istesem de yapamam” gibi bir düşüncenin hâkim olduğunu söyleyen Satıcı, böyle düşünenlere kendisin bu noktaya sıfırdan, desen yapmayı bir kenara bırakın, oje bile süremezken geldiğini anlattı. Hala da yapmak istediği çok şey olduğunu belirten Satıcı, “Kendimi olmuş olarak görmüyorum. Öğrenmek isteyen olduğunda sabırla anlatıyorum ama genellikle öğrenmekten ziyade yapmamı rica edenler oluyor. Ben de arkadaşlarıma, sevdiklerime yapmaktan zevk alıyorum zaten. Onları mutlu etmek beni de mutlu ediyor” diye konuştu.

Bu işin ucu bucağı yok

“Aklıma gelen bir fikri aklıma geldiği gibi uygulayabildiğimde mutlu olmuşum demektir” diyen Satıcı sözlerine şöyle devam etti:

“ Beni zorlayan bir desen olduğunda, çalışıp onun da üstesinden kendim mutlu olacak şekilde gelmek benim ulaşmak istediğim nokta. Yoksa bu işin bir ucu bucağı yok, ben de beni mutlu ettiği sürece bunu kendime ve çevremdeki insanlara yapmak niyetindeyim.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s