Mesleğiyle özdeşleşen gazeteci: Adnan Gerger

Gerger: “Gazetecilik; sevenlerin, inananların mesleğidir”

Gerger, “Gazetecilik yapmak isteyen önce sokağın nabzını tutmasını öğrenmeli”


 

Gazetecilik yaşamı boyunca 37 kez başta Radyo-Televizyon Gazeteciler Derneği olmak üzere değişik kurumlar tarafından verilen yılın gazetecisi ödülü alan gazeteci-yazar Adnan Gerger, yeri geldi Abdullah Öcalan’ın yakalandığını Dünya’ya duyuran ilk kişi oldu, yeri geldi I.Körfez Savaşı’nda Saddam Hüseyin’le görüşen ilk gazeteci.  Polis adliye muhabirliğinden savaş muhabirliğine kadar pek çok alanda çalışan Adnan Gerger, gazeteciliğin mihenk taşının okumak ve sorgulamak olduğuna işaret ediyor.  Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Adnan Gerger, öğrencilerinden daha çok çalıştığını söylüyor.

“Bazen kendime acaba gazeteci olmasam ne olurdum? diye soruyorum ama inanın yine ne yapar eder kıyısından köşesinden gazeteci olurdum” diyen gazeteci-yazar Adnan Gerger, gazeteciliğin yaşam biçimi olduğunu ve herkese nasip olmadığını anımsatarak başlıyor sözlerine. Gazeteciliğin güzel ama bir o kadar da zor meslek olduğunu söyleyen Gerger, tüm zorluklara rağmen yine de gazeteciliğin vazgeçilmez bir tutku olduğunu ifade etti. Gerger, gazetecilik okullarında okuyan öğrencileri şanslı gördüğünü belirterek, “Onlar da kendilerini şanslı görsün” dedi.

Adnan Gerger “Gazetecilik her şeyden önce bir özveri mesleğidir. Gazetecilikte insanın kendisinden, sosyal hayatından çok şeyi vermesi gerekiyor” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Bir gazetecinin her şeyden önce çok okuması gerekiyor. Her şeyden önce çevresine karşı müthiş duyarlı olması gerekiyor. Genel kültürünün olması gerekiyor ve en önemlisi bir gazetecinin soru sormasını, sorgulamasını bilmesi lazım. İşte gazeteciliği gazetecilik yapan mihenk taşı budur.”  Gazetecinin soru sormayı bilen kişi olması gerektiğinin altını çizen Gerger, soru sormanın kolay bir iş olmadığını hatırlattı. Gerger, “Soru sorma gazetecilik mesleğinin yanı sıra insanı insan yapan,  insanın hayatta duruşunu belirleyen insanın hayattaki geleceğine yön verebilecek bir davranış biçimi” diyerek sorgulamanın önemine değindi. Gazeteci-yazar Adnan Gerger, “Sorgulayarak çevreyi, yaşanılan ülkeyi, insanları, insanın yüreğini, düşüncelerini algılarsın, var olduğunu anlarsın” dedi.

Gazeteciliğin yetenek, beceri işi olduğunu anımsatan Gerger, “Bir zanaatkârlıktır gazetecilik. Ama bu zanaatkârlığı akademik olarak öğrenmekte çok büyük fayda var. Okul size gazeteciliğin bazı kuramlarını öğretir. Okulda öğrendiğiniz sizin bilinçaltınıza yerleşir ve siz onu farkında olmadan gazetecilikte kullanırsınız” diye konuştu.

Uzun yıllar Gazi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan Adnan Gerger, meslekte umutsuzluğa yer verilmemesi gerektiğini şu sözleriyle anlatıyor:

Bazı arkadaşları sınıfta umutsuz görüyordum.  Ve onlara şunu söylüyordum,  bu okul çok önemli bir okul. Elbette siz bir yüksek okulu bitirip gitmek kaygısı, telaşı içerisindesiniz.  Ama bu okul tüm branşlar kadar önemli. Ne olur okulunuzu küçümsemeyin.”

Nezih Demirkent’e yazdığı mektupla düşlerini gerçekleştirdi

Adnan Gerger’in gazeteciliğe başlama hikâyesi de gazetecilikte gösterdiği başarılar kadar cesur.   Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı ve Fransız Filolojisi Bölümü okuyan Adnan Gerger, öğrencilik yıllarında kıt kanaat geçindiğini ama her hafta sonu mutlaka gazeteleri alıp okuduğunu anlattı. Hürriyet Gazetesi genel müdürü Nezih Demirkent’in ‘Nasıl gazeteci olunur?’ başlıklı yazısına karşılık olarak üç sayfalık samimi bir mektup yazan Adnan Gerger, meslek hayatı için ilk adımını atar. Nezih Demirkent’ten gelen cevap mektubuyla Adnan Gerger Hürriyet Gazetesi’nde çalışmaya başlar.

Adnan Gerger, yazdığını mektubun hayatını bir sihirli değnek gibi değiştirdiğini dile getirdi. Gerger, “Bir mektup yazdım hayatımın düşlerimi gerçekleştirdim. Bana de böyle mektup gelse elimden gelen her şeyi yaparım” diye konuştu.

Gazetecilik insanın hayatını vermesidir

“Nezih Demirkent bana ‘gazetecilik insanın hayatını vermesidir’ dedi ben yıllarca sabah sekizde başladım gece ikide eve gittim” diyen Gerger, “Gazetecilikte bir insanının sosyal hayatı yoktur. Çünkü gazetecilikte zaman, mekân yoktur. Olayların ne zaman nasıl ve nerede çıkacağı hiç belli olmaz. Gazetecilik 24 saati birebir yaşamaktır. Sabah sekiz, akşam altı gibi mesaiyi bekleyen insanlar için yapılacak meslek değildir. Gazeteci Cumartesi-Pazar çalışır. Gazeteci bayram seyran çamur kar kıyamette çalışır. Herkes yazın tatile giderken gazeteci çalışmak zorundadır. Gazeteci her zaman çalışmak zorundadır çünkü hayat her daim devam ediyor. Aslında bunlar olduğu zaman gazetecilik yapılır” şeklinde konuştu. Gazetecilik yaparken gençliğini yaşamadığını, bunun içinde ukde olduğunu ifade eden Gerger, “Gazetecilik insanın ömrünü mesleğe adamasıdır. Böyle gazeteci olunuyor ve böyle de olmak zorunda. Sevmeyen, inanmayanın bu işi yapması mümkün değildir” dedi. Gazeteci-yazar Adnan Gerger, gazeteci olmak isteyen adaylara şöyle seslendi:

“Çok yoğun çalışacakları iş alanına girmek üzere olduklarını bilsinler. Gecesi gündüzü olmayan ve çok koşturacağı bir iş olduğunu bilsinler. Bazı arkadaşlarda işin kolayına kaçtıklarını görüyorum. Kimileri hemen köşe yazarı olmak istiyor, kimileri spiker olmak istiyor. Gazetecilik, muhabirlikle başlayacak. Gazeteci olmak isteyen önce muhabir olacak. Önce sokakta koşturacak. Önce sokağın nabzını tutmasını öğrenecek. Muhabirlik yapılmadan gazetecilik olmaz. Tepeden inme gazetecilik olmaz. İsteyeceksiniz, istemeyi bileceksiniz yani idealleriniz, düşleriniz, hayalleriniz olmalı. İstediğiniz zaman, hayallerinize ulaşmaya çalıştığınız zaman hayalleriniz gerçekleşir. Yeter ki inanın, yeter ki isteyin, yeter ki ona ulaşmak için çabalayın.”

İstek, tutku, bakış açısı

Gazeteciliği, gazetecilik yaparken öğrendiğini ifade eden Gerger, yazar olabilmek için öncelikle gazetecilik yapmak gerektiğini benimsediğini ve hayalinde bu mesleğin hep olduğunu söyledi. Gerger, “Şimdi gerçekten de öyle oldu. Yazarken gazeteciliğin birikimlerini yazıyorum. Gazetecilik insana müthiş bir derinlik kazandırıyor. Düşünce çeşitliliği kazandırıyor. İnsanın vizyonunu, penceresi genişletiyor. Birçok olaylara tanıklık ediyorsunuz. Dünyanızı, kültür birikiminizi, beyninizi müthiş bir şekilde zenginleştiriyorsunuz. İnsanı insan yapan meslektir gazetecilik. Sevdasıyla, düşünceleriyle, inançlarıyla ifadeleriyle gazetecilik insana zenginlik kazandırıyor” şeklinde konuştu.

“Okumayan gazeteci olmaz”

Gerger, şuandaki konumunu, hayatını okuduğu kitaplara borçlu olduğunu, okuduğu kitapların hayatını yönlendirdiğini, hayatını kazandırdığını söyleyerek, gazeteciliğin okumadan yapılamayacağının altını çizdi.  Okumayan gazeteci olmaması gerektiğine işaret eden Gerger, “Ne yazık ki günümüzde okumayan gazeteci çok fazla. Ben onlara gazeteci demiyorum. Gazeteci haberlerden habersiz yaşayabilir mi?” dedi

Gazetecilik ideal haline getirilmeli

Gazeteci-yazar Adnan Gerger,  gazetecilik yapmak isteyenler gazeteciliği idealize etsinler, tutku ve fedakârlık mesleği olarak kabul etsinler tavsiyesinde bulundu. Gerger, “Gazeteciliği para kazanılan şan şöhret olunacak bir meslek olarak görmeyin. Gazetecilik, alın teri ile  emekle yapılacak bir iş. Eğer idealinizde yoksa gazeteciliği yapmayın, ya da ideal haline getiri. Bol bol okuyun, hayatı sorgulayın” diye konuştu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s