Cüneyt Ünal’ı anne-babası ve muhabir arkadaşları anlattı:

Baba Hikmet Ünal: “Oğlum terörist değil, gazeteci”

“Döndüğünde gazeteciliği bırak diyeceğim”

Anne Arife Ünal: “Sesini duymak yüreğimi ferahlattı”

“O görüntüler acaba hayatta mı korkuma son verdi”

AYFER MALLI/ANKARA

Suriye’de yönetim güçleri tarafından alıkonulan ve gözaltları mor görüntüleri devlet televizyonunda yayınlanan Türk kameraman Cüneyt Ünal’ın anne ve babası oğullarının uzun zamandır işsiz olduğunu ve ekmek parası kazanmak için Halep’te çalıştığını anlattı. “Benim oğlum terörist değil” diyen baba Hikmet Ünal, oğlu sağ salim döndüğünde bir daha gazetecilik yapmasını istemediğini ifade etti. Anne Arife Ünal ise oğlunu televizyonda gördüğünde yüreğine su serpildiğini söyleyerek “Allah’ım bana oğlumun sesini duyur diye dua ettim. Oğlumun sesini duydum. Bir an önce kendisine kavuşmak istiyorum” dedi. Cüneyt Ünal’ın işkence altında çekilmiş görüntülerinin yayınlanması Ünal ailesine ‘Çok şükür oğlumuz yaşıyor” dedirtti. Baba Hikmet Ünal, Cünet Ünal’ın eline roketatar verilerek çekilmiş fotoğrafını ise ‘Öyle bir fotoğraf yok. Bu bir propaganda” şeklinde açıkladı.

YÜREKLERİ FERAHLATAN GÖRÜNTÜ

Suriye’de on gün önce kaçıralan Türk kameraman Cüneyt Ünal’ın görüntülerinin devlet televizyonunda yayınlanması Cüneyt Ünal’ın anne ve babasının yüreğine su serpti. On gündür oğullarından bir haber alamayan kalp hastası anne Arife Ünsal, oğluyla en son bayram sabahı konuştuğunu ve telefonda kensinine sadece “Anne ben Suriye’ye gidiyorum. Çok fazla konuşamıyorum. Babama çok selam söyle” diyerek telefonu kapattığını anlattı. “Oğlumu darp edilmiş haliyle de olsa televizyonda görmek yüreğimi o kadar ferahlattı ki. Ondan hiçbir haber alamamak çok kötü. Yaşıyor mu, nerede, ne yapıyor? hiçbir şey bilmiyorduk. Allah’ım oğlumun sesini bana duyur diye sürekli dua ediyordum. Dualarım kabul oldu oğlumun sesini duyduk çok şükür” diye konuştu.

“O HABER BİZİ MAHVETTİ”

Baba Hikmet Ünal, “Ak Parti’nin Gaziantep Milletvekili Ali Şahin’in twitter hesabından yayımladığı “Halep’te görev yaparken kaçırılan TRT Muhabirimiz Cüneyt Ünal maalesef öldürülmüş. Yakınlarına ve TRT Ailesine başsağlığı diliyorum” mesajını okuduğumda “Dünyam başıma yıklıldı” ifadesini kullandı. Ünal şöyle anlattı:

“Oğlumun en son gittiği kanaldan haberimiz yoktu. Biz TRT’de diye biliyorduk. En son annesiyle bayram sabahı konuştu. Bayram’da CNNTürk muhabiri kameraman arkadaşı Melih Baytürk evimize geldi. Cüneyt’ten haber alamadıklarını söyledi. Burada olduğunu tahmin ederek eve geldiğini söyledi. Daha sonra bir gariplik olduğunu anladık. Sürekli arkadaşları arıyorlardı. ‘Bir şey var bize söylemiyorsunuz’ dedik. Sonra oğlumun kayınpederi aradı ve Suriye’de bir Türk gazetecinin kayıp olduğunu ve Cüneyt’in isminin geçtiğini haber verdi. Bu haberi duyunca yıkıldık. Ardından hemen ölüm haberini aldık. Başsağlığı telefonları geliyordu. O gün çok kötü bir gün oldu bizim için. Daha sonra gelinim bize oğlumuzun yaşadığı ve Esed’in askerlerinin elinde olduğu haberini verdi. Çok şükür yaşıyor diye sevindik ama hala kendisinde haber alamıyorduk. Bir kere sesini duysak diyorduk.Televizyonda oğlumuzun yaşadığını görünce çok rahatladık”.

“DEVLET ZİRVESİNDEN KİMSE ARAMADI”

“Bir an önce büyüklerimiz bizi evladımıza kavuştursun” diyen Baba Ünal, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yaptığı ‘Sağlığından birinci derece Suriye sorumludur” açıklamasının kendileri için çok büyük anlamlar ifade ettiğini söyledi. “Şimdiye kadar bizi kimse aramadı. Buna çok üzülüyoruz. Kimse bize bir açıklama yapmıyor. Bana sürekli ‘Cumhurbaşkanı’na mektup yaz ‘ diyorlar ama ben sabırla oğlumdan gelecek mutlu haberi bekliyorum” dedi.

“BEN OĞLUMU TANIYORUM”

Oğullarını televizyonda izledikten sonra endişelerinin biraz da olsa azaldığını ifade eden Baba Ünal, görüntülerin baskı altında yapıldığını, Cüneyt’in konuşma tarzının öyle olmadığını “Ben oğlumu tanıyorum” diyerek anlattı. Baba Ünal, fotoğrafın da gerçek olmadığına inandığını söyledi.

“ÖNCE KIZI SAHRA’YA SONRA BANA KAVUŞTUR”

Anne Arife Ünal, Cüneyt’in kızını çok sevdiğini doğumuna bile yetişemediğini şöyle anlattı:
Sahra doğduğunda Cüneyt Libyaday’dı. Libya savaşını görüntülemek için Sahra Çölü’ne gitmişti. Allah oğlumu önce kızına sonra bana kavuştursun”.

“DÖNSÜN GAZETECİLİĞİ BIRAK DİYECEĞİZ”

Cüneyt Ünal’ın işini çok severek yaptığını anlatan baba “Be çok acılar çektim, hala çekiyorum. Döndüğünde Cüneyt’ten gazeteciliği bırakmasını isteyeceğiz. Kendisi de kabul ederse tabi çünkü o işini çok seviyor. Annesi de ben de hastayız. Artık daha fazla acıya dayanamıyoruz” dedi.

Anadolu Ajansı Görüntülü Haber Editör Yardımcısı Zihni Oğuz Akın:
“İşsiz kaldığında iş bulmam için daha 10 gün önce arayıp yardım istemişti”

“Cüneyt’i 1995 yılında zamanın en önemli televizyonlarından Kanal 6’dan tanıyorum. Daha ortaokul-lise yıllarında hevesli bir kamera asistanıydı. Akılalmaz enerjisi, bitmek bilmeyen öğrenme azmiyle bizi şaşırtıyordu. Kameramanlardan önce işe gelir malzemeleri temizleyip çantaları hazırlar yanımızda göreve gitmek için can atardı. O yıllarda Ankara’da parmakla sayılabilecek kadar az kameraman vardı. Hem özel televizyon sayısı hem de buralarda çalışan haberci sayısı çok az olmasına rağmen Cüneyt daha o yaşlarda tutkuyla bağlandığı kameramanlık mesleğinden hiç kopmadı. Asistanlığının ardından Kanal 6’da yaşanan maddi sıkıntılara rağmen yıllarca parasız-pulsuz kameraman olarak çalıştı. Ardından çalıştığı CNN Türk de en sıkıntılı işlere gözünü kırpmadan gitti, en güzel görüntüleri getirdi. Medya sektörünün kronik rahatsızlığı bütün kameramanlar gibi Cüneyt’i de defalarca etkiledi. İşsiz kaldı, eve ekmek götüremedi. Hasta anne-babasına yıllarca tek başına baktı. Çok sevdiği anne-babasından 5 yıl uzakta Kudüs’te TRT Türk için ekmek parasına talim etti. TRT Türk’e hizmet veren ajanstan tazminat bile alamadan ayrıldı. Kısacası pek çok kameraman gibi şansı hiç yaver gitmedi. Ama hiç yılmadı, şikayet etmedi. Ekmek parası için sıkıntı çekti, ama ağlamadı. Televizyonda işkence sonucu gözlerinin altındaki o morlukları görünce yıllar öncesine gittim. 17 yıl öncesinin Cüneyt’i, ana-babasının kuzusu aklıma geldi. Karıncayı bile ezemeyecek kadar narin, düşünceli, efendi insana yapılan muamele çok rahatsız edici. İnşallah küçük kızı izlememiştir babasının bu görüntülerini. İşsiz kaldığında iş bulmam için daha 10 gün önce arayıp yardım istemişti. Bayramdan sonra bakarız demiştim. Keşke bayramdan önce baksaymışım.”

Fox Tv Kameramanı Cemal Gökçamlı
“O el ve kol Cüneyt’in değil”

” Sadece işini yapan, dürüst, karıncayı bile incitmeyen biridir Cüneyt. Cüneyt’in örgütle bağlantısı yok. İşini yapmak için Suriye’ye gitti. 19962dan beri Cüneyt2i tanıyorum. Sınırı geçmeden önce bana bayram mesajı gönderdi. O fotoğraf bence fotomontaj. Cüneyt’İ roketatarla bağdaştıramıyorum. Normalde omzunda kamera olması gerekiyordu. Hatta kamera vardı. Görüntünün sol tarafını kesmişler, roket atar yerleştirmişler. Cüneyt’in eli kolu o kadar kaba değildi. Daha narin ve daha ince el ve kola sahip. O el, o kol Cüneyt’e ait değil. Cüneyt, 3-4 aydır işsizlikten dolayı zor durumdaydı. maddi açıdan sıkıntı içinde olduğu için Suriye’ye gitti. 3 sene önce 1 Mayıs’ta Cüneyt Sıhhıye Meydanı’nda biber gazı yiyerek yere düşmüştü. Arkadaşlarla birlikte onu kaldırıp hastaneye götürmüştük. Böyle de bir anımız var Cüneyt’le.”
Türkiye Haber Kameramanları Derneği Üstün Başkanı Ali Berber:
“İfade tarzı ol değil, çok büyük sıkıntı içinde olduğu belli”

Cüneyt Ünal’ın 15 yıldır Türkiye Haber Kameramanları Derneği’nin üyesi olduğunu söyleyen Ali Berber, şöyle konuştu:
“Cüneyt Ünal, insan olarak çok uyumlu bir kişiğie sahip. Haberciliğin dışında hiçbir özelliğini dışarıya vurmaz. Çok başarılı bir asistandı. habercilik refleksi çok kuvvetliydi. çatışmacı bir insan değildi. gazeteciler bulundukları ortamda mazlumun yanında mecburen yer alırlar. Cüneyt o görev için Suriye’ye gitti. Ekmek kavgasının dışında Suriyede’ki olayları yansıtmak ngibi de bir amacı vardı. İzlediğimiz görüntülerde Cüneyt’in çok büyük sıkıntılar içerisnde olduğu belli oluyor.”

CNNTürk Ankara-Büro Kameramanı Bülent Arıkan:
“Onun cümleleri, onun konuşma tarzı değil”

Cüneyt Ünal’ın bir ajan olduğunu söyleyen Suriye Televizyonu’nu eleştiren Arıkan, ” Cüneyt, hayat dolu bir insan. Gözü kara ve aynı zamanda iyi bir kameraman. CNN Türk, TRT Türk ve kanal 6 gibi brçok ulusal kanalda çalıştı. Yurt içinde ve yurtdışında çektiği görüntülerle birçok ödüle layık görüldü. Hatta bir ödülünükendisi Kudüsteki çatışmaları takip ettiği için kardeşi almaya geldi. Cüneyt, habercilik yapmak için Suriyedey’di. Görüntülerde kötü muamele gördüğüne dair ciddi bulguların yer alıyor. Dayak olduğu aşikar. Onun cümleleri değil, onun konuşma tarzı değil. En kötü uykusuz bırakmıştır.”

AKM///

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s